Tartus’ta Dağ Turizmi
Tartus’ta yalnızca denizle sınırlı değilsiniz. Dilerseniz denize ve neme sırtınızı dönüp yüzünüzü yakındaki dağlara çevirebilirsiniz.
Meşta el-Helu: Dağın Kucağında Bir Yolculuk
Dağ turizminin en ünlü bölgesi olan Meşta el-Helu; uzayıp giden dağların arasında yeşil bir cennet, büyüsünü dört bir yana saçan olağanüstü bir doğa ve sayısız muhteşem su kaynağı barındırır. Günlük hayatın tekdüzeliğinden sizi anında doğanın nefes kesen genişliğine taşıyan bir bölgedir. Burada sıkıcı zamanı geçici olarak durdurabilir ve Suriye sahilinin en büyük mağarası olan Duvayat Mağarası’nda kelimenin tam anlamıyla bu dağların derinliklerine kaçabilirsiniz. Hayal dünyasına ait gibi görünen bu mağara, her şeyden uzakta yalnızca doğanın kalbindedir; yedi açıklığından sızan ışık mekâna özel bir ruhaniyet katar. Buradan girdiğiniz gibi çıkmayacağınız bir deneyim.

Hizmetler konusunda da endişelenmenize gerek yok. Bölge dağlık olmasına rağmen pek çok turistik tesis ve otel barındırır. Bunlar; seçkin otel hizmetlerini bölgenin kendine has geleneksel yemekleri, yerel içecekleri ve sıcak misafirperverliğiyle birleştiren unutulmaz bir deneyim sunar.

Kadmus: Hatırlanacak Bir Dağ Macerası
Dağlardan söz açılmışken Kadmus’u anmadan geçmek olmaz. Dağlarıyla öne çıkan bu bölge, unutulmaz bir macera arayanların adresidir.
Tartus şehrinden yaklaşık 60 km uzaklıkta, yol boyunca her yerden yeşilin taştığı muhteşem dağ silsilelerinin içinde yer alır. Yol sizi, eşsiz zipline deneyimi için Sumaykiya köyüne kadar götürür.
Burada, karşı karşıya duran iki dağ arasına gerilmiş sağlam halatlar küçük bir su yatağının üzerinden geçer; kışın taşan bir şelale mekânı büyüleyici kılar.
Bu güvenli sporu sunan el-Atlal Dağ Turizm Tesisi’nde; maceraperestler halatlar üzerinde kayarak, havada asılı bir bisiklete binerek ya da yalnızca asma köprüde yürüyerek iki dağ yakası arasında geçiş yapabilir. Hepsi de vadinin yüz metre yukarısında gerçekleşir — bu da onu dürüstçe söylemek gerekirse dünyanın en yüksek parkurlarından biri yapar. Biraz cesaret gerektiren, ayrıcalıklı bir deneyim.
Yükseklikleri ve adrenalini sevmiyorsanız endişelenmeyin. Dağların huzurunu ahşap kulübelerde ve özel kamp alanlarında yaşayabilirsiniz. Hayatın gürültüsünden bir mola alıyormuşçasına masalsı bir atmosferde, ruhunuzu dağların kucağındaki sükûnet dünyasında serbest bırakabilirsiniz — gözün bu açık ufka bakmaktan asla bıkmadığı bir yerde. Bunların hepsini burada, Tartus’ta bulabilirsiniz.

Nebi Metta Ormanı: Masal Ormanında Bir Yolculuk
Dreikiş’in büyüsü sizi istemeseniz de kendine çeker. Tartus’ta turist olarak bulunup da buraya uğramamanız ve en ünlü ormanı olan Nebi Metta Dağı Ormanı’nı görmemeniz mümkün değil.

Deniz seviyesinden 1000 metreden fazla yükseklikte bulunan bu orman; dağın zirvesini taçlandıran ve komşu vadilere kadar uzanan sedir, servi ve kestane ağaçlarından oluşur. Öylesine yükselirler ki Avrupa dağ ormanlarını andıran büyülü bir orman oluştururlar. Gölgeleri altında pek çok doğal kaynak saklanır — tatlılıkları ve sularının berraklığı yüzünden cennetten fışkırdıklarını düşündüğünüz kaynaklar.
Gürültünün ve hareketin hiç dinmediği bir dünyada; sessizlik ve sükûnet anları, doğayla bağını hâlâ bozulmadan koruyan köşeler paha biçilemez hazinelere dönüşür. Bu orman da Tartus’un bu hazinelerinin en nadidesidir.

Nebi Metta Ormanı, kamp yapmak ve doğayla bağınızı yeniden kurmak için ideal bir yer.
Son olarak, dağları ziyaret ederken hava koşulları belirleyici bir faktör olduğundan, ziyaret için en uygun dönem ilkbahar ve yaz aylarıdır. Ancak karın ve büyüleyici kış atmosferinin tadını çıkarmak istiyorsanız, Suriye dağlarına sık uğrayan kutup soğuk hava dalgalarının haberlerini takip etmelisiniz.
