Suriye’de turizmden söz edildiğinde akla ilk gelen; Suriye sahili, deniz ve özellikle Tartus’un seçkin turistik bölgeleridir. Çünkü Tartus, akla gelebilecek her türlü turizm arayışına yanıt verir.
Deniz Turizmi
Tatil ve dinlenme söz konusu olduğunda hiçbir şey denizi geçemez: bitmeyen dalgaları ve sıcak kumlarıyla. Denizi düşünmek bile huzur ve sükûnet verir — bir de ziyaret etmeyi düşünün.
Arvad Adası: Yaşayan Müze
Suriye’nin en özel ve en eşsiz deneyimlerinin ilk durağı Arvad Adası’dır: küçük kalesi, taş sokakları ve tarihi yapılarıyla bir müze-ada.
Burada denizle ilgili her şeye dair pek çok el sanatı göreceksiniz: balıkçılık, tekneler ve deniz kabuklarından yapılmış, dünyada eşi benzeri olmayan el işleri — bir an için deniz kızlarından çalınmış olduklarını düşünebilirsiniz.
Sahilde yayılmış yerel restoranlarda her türlü deniz ürününü doğrudan kıyıda tadabilirsiniz. Elbette balıkçılık, balıklar, pişirme yöntemleri ve sunum sanatı konusunda Arvad halkından daha usta kimse yoktur. İnanın, Arvad’daki yemeğiniz uzun süre hafızanızda kalacak.
Tartus kıyısından yalnızca birkaç kilometre süren bir yolculukla, Fenikelilerden bugüne kadar taşınan asırlık ustalığı hâlâ üzerinde barındıran sade teknelerle denizi kelimenin tam anlamıyla yaşayacaksınız. Her yönden denizin koruduğu büyülü bir dünyaya geçiyorsunuz: “el-Zira” dünyasına.
Halkının sevimli şivesiyle “el-Zira” dediği bu yer; Yunanistan’dan İspanya’ya Akdeniz’in tüm güzelliğini ve eşsizliğini önünüze seren, bunu Suriye sahilinin özgünlüğüyle birleştiren masalsı bir karışım. Denizin üzerinde bir nilüfer çiçeği gibi duran bu küçük noktada gerçekte nerede olduğunuzu unutur; denizle tarihin karışımını tatmış olarak dönersiniz.
Arvad, tarihle dolu bir ada: her zaman ulaşabileceğimiz kadar yakın, kendine has tadını yıllar boyunca koruyabilecek kadar da izole.
Eski Tartus: Özgünlük ile Modernlik Arasında Bir Yolculuk
Arvad Adası’na benzer bir atmosferde ama daha hafif bir tarih dozuyla ve günlük yaşama daha yakın olan Eski Şehir, bir sonraki durağınız olabilir.
Kum taşı yapılar ve denize bakan o kendine has pencerelerle dolu eski sokaklarda bir yürüyüşün ardından, o ferahlatıcı deniz duygusunun içinize sızmasına engel olamazsınız. Farkında olmadan kendinizi, merhum Nasri Şemseddin’in şarkılarında andığı o güzeli pencereler arasında ararken bulursunuz.
Şehrin deniz kornişindeki ayrıcalıklı konumuyla “Tartus Katedrali – Müze”ye kısa bir ziyaret yapın. Bölgenin tarihini ve eserlerini içinde barındıran bu yapı, sanki denizin bir gün kıyıya attığı bir korsanın hazine sandığı gibi hissettirir.

Müzeden çıktığınız anda, Tartus kıyısında sonsuza dek demirlemiş Fenike gemisinden modern yaşamın telaşına atlamış gibi olursunuz: turistik korniş boyunca yüzlerce restoran, kafe ve günlük deniz aktivitesi.
Doğrudan sahilde harika bir gece geçirebilirsiniz — hiçbir şeye benzemeyen bir gece. Ferahlatıcı deniz meltemi, kayalara çarpan dalgaların sesi, seçkin hizmetler ve kornişi dolduran yüzlerce insan sizi sonsuza kadar burada kalmaya ikna eder.

Yüzme ve Deniz Tatil Köyleri: Güneşin ve Denizin Sıcaklığı
Tartus’tasınız ve denizin tadını çıkarmaktan daha iyi bir şey yok.
Sahil boyunca yüzmeye ayrılmış yüzlerce alan uzanır. Örneğin Kornişe güney taraftan komşu olan ve tam Arvad Adası’nın karşısında yer alan Hayaller Plajı: burada yaz sıcağından kaçan şehir halkının çoğunu, gün boyu canlılıkla dolup taşan kumlu bir sahilde bulursunuz.
Şehrin yaklaşık 10 km kuzeyindeki Altın Kumlar Plajı da bir başka seçenek. Adını hakkıyla taşıyan kumları üzerinde deniz tutkunlarını görürsünüz. Dağın da denize girmek istercesine yaklaştığı büyüleyici bir bölgede, düşük maliyetle tam bir keyif ve unutulmaz anılar yaşayabilirsiniz.
Tartus’ta hayaller gerçekten altın kumlar üzerinde yüzer; yüzlerce ziyaretçi her gün, zamanın yalnızca güzelliğini artırdığı güneşli plajlarda yüzmenin ve çeşitli su aktivitelerinin tadını çıkarır.
Bu iki plaj arasında ise her bütçeye uygun, farklı seviyelerde yüzlerce özel mekân bulunur.

Son olarak, Tartus’ta hava yılın büyük bölümünde ılıman olduğundan, ziyaret için en uygun zaman denizde keyifli bir deneyime hazır olduğunuz andır. Elbette yılın her döneminin Tartus’ta kendine has bir güzelliği var; özellikle denizin havasının en iyi olduğu mayıs ile kasım ayları arası.
